Sözleşmeler Hukuku
Sözleşmenin kurulmasından sona ermesine, ifadan uyarlamaya kadar Borçlar Hukuku'nun temel kurumlarına ilişkin makaleler bu bölümde yer alacaktır. Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı) ışığında hazırlanmaktadır.
Sözleşmenin Geçersizliği: Kesin Hükümsüzlük (Butlan) ve İptal Edilebilirlik
TBK m.27, m.28 ve irade fesadı halleri
Sözleşme hangi hallerde geçersizdir? Kesin hükümsüzlük (butlan), iptal edilebilirlik, irade fesadı, gabin ve şekil eksikliği TBK ışığında ele alınmıştır.
Bir sözleşmenin geçerli olarak kurulabilmesi için tarafların ehliyetli olması, irade beyanlarının sağlıklı oluşması, konusunun mümkün, hukuka ve ahlaka uygun olması ve gerekli şekil şartlarına uyulması gerekir. Bu koşullardan birinin yokluğu, sözleşmenin türüne göre kesin hükümsüzlük veya iptal edilebilirlik yaptırımına yol açar.
Kesin Hükümsüzlük (Butlan) — TBK m.27
TBK m.27/1 uyarınca kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Butlan, sözleşmeyi baştan itibaren (ex tunc) geçersiz kılar; tarafların istemine bağlı değildir ve hâkim tarafından resen dikkate alınır.
Sözleşmenin kısmi hükümsüzlüğü mümkündür: TBK m.27/2 uyarınca sözleşmenin yalnız bazı hükümlerinin hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez; ancak hükümsüz kısmın sözleşmenin esaslı bir parçasını oluşturduğu ve onsuz sözleşmenin yapılmayacağı anlaşılırsa, sözleşme tamamen hükümsüz sayılır.
İptal Edilebilirlik — İrade Fesadı Halleri
İptal edilebilir sözleşme; geçerli olarak doğmuş, ancak iradesi sakatlanan tarafa belirli bir süre içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirme hakkı tanınmış sözleşmedir. TBK m.30 vd.'da düzenlenen yanılma (hata), aldatma (hile) ve korkutma (ikrah) halleri irade fesadı sebepleridir.
İrade sakatlığına dayanan iptal hakkı, sakatlığın öğrenildiği veya korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı tarihten itibaren bir yıl içinde kullanılmalıdır (TBK m.39). Bu süre hak düşürücü süre niteliğindedir; geçirilmesi halinde sözleşme onaylanmış sayılır ve geçerliliğini sürdürür.
Aşırı Yararlanma (Gabin) — TBK m.28
Bir sözleşmenin edimleri arasında açık bir oransızlık varsa ve bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden yararlanılarak gerçekleştirilmişse zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşmeyle bağlı olmadığını ileri sürerek verdiğini geri isteyebilir ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini talep edebilir.
Bu hak, düşüncesizlik veya deneyimsizliğin öğrenildiği, zor durumda kalmanın etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulmasından başlayarak beş yıl içinde kullanılmalıdır.
Şekil Eksikliği ve Sonuçları
Kanunun emrettiği şekle uyulmadan yapılan sözleşmeler kural olarak kesin hükümsüzdür (TBK m.12/2). Taşınmaz satış vaadi (TBK m.29), kat karşılığı inşaat sözleşmesi, kefalet (TBK m.583) ve bağışlama (TBK m.288) gibi sözleşmelerde geçerlilik şekli aranır.
Yargıtay, edimlerin önemli ölçüde ifa edildiği bazı durumlarda şekil eksikliğine sonradan dayanılmasını dürüstlük kurallarına aykırı bularak iddianın dinlenmemesi gerektiğine hükmedebilmektedir; ancak bu istisna oldukça dar yorumlanır.
Uygulamada Dikkat Edilecek Noktalar
Sözleşme uyuşmazlıklarında yalnızca imzalı metin değil, teklif yazışmaları, revizyon geçmişi, fatura, teslim tutanağı, ödeme kaydı, ihtarname ve tarafların sonraki davranışları da değerlendirilir. Sözleşmenin kurulması, ifası ve sona ermesi çoğu zaman bu yan belgelerle anlam kazanır.
Şekil şartı, temsil yetkisi, ceza koşulu, sorumsuzluk kaydı, genel işlem koşulu ve tüketici hükümleri sözleşmenin geçerliliğini veya uygulanabilirliğini etkileyebilir. Özellikle standart metinlerde karşı tarafa bilgi verilmesi, açık kabul alınması ve ağır hükümlerin ayrıca görünür kılınması gerekir.
Uyuşmazlık çıkmadan önce edimlerin kapsamı, teslim tarihi, ayıp bildirimi, temerrüt ihtarı, faiz ve yetkili mahkeme kayıtlarının açık yazılması önemlidir. Belirsiz hükümler, sonradan yorum uyuşmazlığına ve ispat güçlüğüne yol açabilir.
İlgili Kanun Maddeleri
- TBK m.27Kesin hükümsüzlük (butlan) ve kısmi hükümsüzlük
+ Tam metni gösterTam metni gizle
MADDE 27- Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-05-12
- TBK m.28Aşırı yararlanma (gabin)
+ Tam metni gösterTam metni gizle
MADDE 28- Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir. Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-05-12
- TBK m.30Yanılma (hata)
+ Tam metni gösterTam metni gizle
MADDE 30- Sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen taraf, sözleşme ile bağlı olmaz.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-05-12
- TBK m.36Aldatma (hile)
+ Tam metni gösterTam metni gizle
MADDE 36- Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir. Üçüncü bir kişinin aldatması sonucu bir sözleşme yapan taraf, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması hâlinde, sözleşmeyle bağlı değildir.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-05-12
- TBK m.37Korkutma (ikrah)
+ Tam metni gösterTam metni gizle
MADDE 37- Taraflardan biri, diğerinin veya üçüncü bir kişinin korkutması sonucu bir sözleşme yapmışsa, sözleşmeyle bağlı değildir. Korkutan bir üçüncü kişi olup da diğer taraf korkutmayı bilmiyorsa veya bilecek durumda değilse, sözleşmeyle bağlı kalmak istemeyen korkutulan, hakkaniyet gerektiriyorsa, diğer tarafa tazminat ödemekle yükümlüdür.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-05-12
- TBK m.39İptal hakkının kullanılması — bir yıllık hak düşürücü süre
+ Tam metni gösterTam metni gizle
MADDE 39- Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır. Aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-05-12
- TBK m.12Şekil serbestisi ve istisnaları
+ Tam metni gösterTam metni gizle
MADDE 12- Sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir. Kanunda sözleşmeler için öngörülen şekil, kural olarak geçerlilik şeklidir. Öngörülen şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-05-12
Madde metinleri yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Güncel ve resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.
Sonuç
Geçersizlik halleri arasındaki ayrım — kesin hükümsüzlük mü, iptal edilebilirlik mi — ileri sürülecek talebin ve sürelerin belirlenmesinde belirleyici öneme sahiptir. Bir yıllık iptal süresinin kaçırılması, hukuken sakatlanmış bir sözleşmeyi geri dönülmez biçimde geçerli hale getirebilir.
Bu makale bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş yerine geçmez. Somut bir mesele için profesyonel destek almak isterseniz danışmanlık talep edebilirsiniz.
Danışmanlık Talebi