Türk Medenî Kanunu · 4721 sayılı Kanun
TMK Madde 16 — Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar
Ayırt etme gücü olan küçük ve kısıtlılar, yasal temsilcinin rızası olmadıkça borç altına giremez; karşılıksız kazanma ve kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar bunun dışındadır.
TMK Madde 16 açıklaması
Bu kişiler sınırlı ehliyetsizdir: işlem yapabilirler, ama kendilerini borç altına sokan işlemler yasal temsilcinin rızasına bağlıdır. Rıza önceden izin ya da sonradan onay biçiminde olabilir.
İki hâlde rıza aranmaz. Birincisi karşılıksız kazanmadır: kişiyi yalnızca zenginleştiren, ona yükümlülük getirmeyen işlemler serbestçe yapılabilir. İkincisi kişiye sıkı sıkıya bağlı hakların kullanılmasıdır — bunlar niteliği gereği başkasının onayına bırakılamaz.
Son fıkra ayrı bir konudur: bu kişiler haksız fiillerinden sorumludur. Yani sözleşme yapma ehliyetleri sınırlı olsa da, verdikleri zarardan doğan sorumluluk devam eder.
TMK Madde 16 resmî metni
Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar
Madde 16- Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezler. Karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekli değildir. Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludurlar.
