Kentkuran Hukuk
KENTKURAN
HUKUK
Kategori IIİcra ve İflas

İcra ve İflas Hukuku

Alacak takibi, haciz, konkordato ve iflas süreçlerine ilişkin makaleler bu bölüm altında yayımlanacaktır. İçeriklerimiz İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı) güncel hükümleri ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları ışığında hazırlanmaktadır.

10 makaleKanun maddesi referanslıTüm Kategoriler
Son Eklenenİcra Takibinin Başlatılması: İlamlı ve İlamsız Takip Türleri18 Nisan 2026
08 Ocak 2026

Menfi Tespit ve Borçtan Kurtulma Davası: İİK m.72 Uygulaması

Borçlu olunmadığının yargı yoluyla tespiti

Menfi tespit davası nedir, takip öncesi ve sonrası açılma şartları, ihtiyati tedbir koşulu ve istirdat davasına dönüşümü.

Borçlu olduğu iddia edilen kişinin, aslında bu borcun bulunmadığını mahkeme kararıyla tespit ettirmesini sağlayan dava türüne menfi tespit davası adı verilir. İİK m.72'de düzenlenen bu dava; haksız takiplerden korunma, yargısal baskıyı bertaraf etme ve henüz ödenmemiş borçlardan beraat etme imkânı tanır. Borç ödenmiş ise dava istirdat davasına dönüşür.

Davanın Açılma Zamanı

Menfi tespit davası, icra takibinden önce, takip sırasında veya takip kesinleştikten sonra açılabilir (İİK m.72/1-2). Takipten önce açılan davada borçlu, mahkemeden takibin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı alabilir. Takip başladıktan sonra açılan davada ise tedbir kararı verilmesi için borçlunun alacağın yüzde on beşi oranında teminat yatırması gerekir.

İspat Yükü ve Kötüniyet Tazminatı

Menfi tespit davasında ispat yükü, genel ispat kurallarına ve alacağın dayanağına göre belirlenir. Alacaklı alacağın doğduğunu; borçlu ise ödeme, ibra, zamanaşımı, senedin geçersizliği veya borcu sona erdiren diğer vakıaları ileri sürüyorsa bu iddialarını ispatlamakla yükümlüdür.

Dava borçlu lehine sonuçlanır ve takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, borçlu lehine, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilir (İİK m.72/5). Buna karşılık dava alacaklı lehine sonuçlanırsa, ihtiyati tedbir nedeniyle alacaklının uğradığı zarar, gösterilen teminattan ve yine yüzde yirmiden az olmamak üzere tahsil edilir (İİK m.72/4).

İstirdat Davasına Dönüşüm

Borçlu, dava sırasında veya öncesinde borcu ödemek zorunda kalırsa, menfi tespit davası kanun gereği istirdat davasına dönüşür (İİK m.72/6). Bu durumda borçlu, ödediği miktarın iadesini de talep edebilir.

İİK m.72/7 uyarınca takibe itiraz etmemiş veya itirazı kaldırılmış olan borçlu, ödediği parayı, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde istirdat davası açarak geri isteyebilir. Bu bir yıllık süre hak düşürücüdür.

Uygulamada Dikkat Edilecek Noktalar

İcra ve iflas süreçlerinde takip yolunun seçimi, alacağın dayanağına ve eldeki belgeye göre yapılmalıdır. İlamsız takip, kambiyo takibi, ilamlı takip, ihtiyati haciz, konkordato veya iflas yolu aynı sonucu hedeflese de süreler, itiraz imkânları ve masraf kalemleri birbirinden farklıdır.

Tebligat tarihi, ödeme veya itiraz süresi, haciz talebi, satış isteme süresi ve şikâyet süreleri dosyanın en kritik aşamalarıdır. Bu nedenle ödeme emri, icra emri, haciz tutanağı, kıymet takdiri raporu ve satış ilanı gibi belgelerin tebliğ tarihleri ayrı bir çizelgede takip edilmelidir.

Alacaklı bakımından faiz hesabı, takip talebinin açıklığı ve borçlunun malvarlığı araştırması; borçlu bakımından ise itiraz sebepleri, haczedilmezlik iddiaları ve menfi tespit imkânı baştan değerlendirilmelidir. Aksi halde usuli bir eksiklik, esasa ilişkin haklılığı gölgede bırakabilir.

İlgili Kanun Maddeleri

  • İİK m.72Menfi tespit ve istirdat davası
    + Tam metni göster
    Madde 72 – (Değişik: 18/2/1965-538/43 md.)
    Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
    İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
    İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.
    (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.
    (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.
    Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
    Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.
    Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-05-12

  • İİK m.72/2Takip öncesi ihtiyati tedbir
    + Tam metni göster
    Madde 72 – (Değişik: 18/2/1965-538/43 md.)
    Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
    İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
    İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.
    (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.
    (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.
    Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
    Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.
    Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-05-12

  • İİK m.72/3Takip sonrası teminat zorunluluğu
    + Tam metni göster
    Madde 72 – (Değişik: 18/2/1965-538/43 md.)
    Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
    İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
    İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.
    (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.
    (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.
    Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
    Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.
    Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-05-12

  • İİK m.72/4Alacaklı lehine sonuçlanmada teminattan tazminat
    + Tam metni göster
    Madde 72 – (Değişik: 18/2/1965-538/43 md.)
    Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
    İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
    İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.
    (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.
    (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.
    Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
    Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.
    Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-05-12

  • İİK m.72/7İstirdat davasında bir yıllık hak düşürücü süre
    + Tam metni göster
    Madde 72 – (Değişik: 18/2/1965-538/43 md.)
    Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
    İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
    İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.
    (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.
    (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.
    Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
    Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.
    Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-05-12

  • HMK m.190İspat yükünün dağılımı
    + Tam metni göster
    MADDE 190- (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
    (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. 

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-05-12

Madde metinleri yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Güncel ve resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.

Sonuç

Menfi tespit davası, borçlu konumundaki kişiye haksız takipler karşısında etkili bir savunma aracı sunar. Tedbir kararı için aranan teminat ve sürelerin doğru hesaplanması, davanın stratejik yönetiminde belirleyicidir.

Bu makale bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş yerine geçmez. Somut bir mesele için profesyonel destek almak isterseniz danışmanlık talep edebilirsiniz.

Danışmanlık Talebi