İş Uyuşmazlıklarında Zorunlu Arabuluculuk: Hangi Davalarda Şart, Süreç Nasıl İşler?
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3 çerçevesinde dava şartı arabuluculuk
İşçilik alacakları ve işe iade taleplerinde dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunludur. Başvuru nereye yapılır, süreç kaç hafta sürer, anlaşma ve anlaşmama neye yol açar?
İş mahkemesinin kapısına giden yol, artık adliyeden önce bir masadan geçiyor. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile birlikte, 2018'den bu yana işçilik alacakları ve işe iade taleplerinde arabuluculuk dava şartıdır: arabulucuya gitmeden açılan dava, esasına hiç girilmeden usulden reddedilir. Bu, taraflara sorulan bir tercih değildir; sürecin kendisidir. O hâlde süreci doğru bilmek, davanın kendisini bilmek kadar önemlidir.
Hangi uyuşmazlıklar kapsamda, hangileri değil?
Kural: kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Türkçesi: kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücreti, ücret alacağı ve işe iade; hepsi önce arabuluculuk masasına gider. 2023'te yapılan ekleme ile bu alacak ve tazminatlara ilişkin itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da aynı şarta bağlandı. Dikkat edin, madde işveren alacaklarını da sayar; işçisinden alacaklı olduğunu düşünen işveren de aynı kapıdan geçer.
İstisna da nettir: iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında dava şartı arabuluculuk uygulanmaz. İş kazası mağduru doğrudan dava açabilir. Hizmet tespiti davaları da niteliği gereği bu şartın dışında kabul edilir.
Bir karışıklığı da baştan gidereyim: buradaki arabuluculuk, ceza hukukundaki uzlaştırmadan ayrı bir kurumdur. Uzlaştırma savcılık eliyle ceza dosyalarında yürür; arabuluculuk ise özel hukuk uyuşmazlıklarının kurumudur.
Başvuru nereye ve nasıl yapılır?
Başvuru, karşı tarafın, karşı taraf birden fazlaysa bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır; büro bulunmayan yerlerde görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne yapılır. Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro tarafından belirlenir; taraflar listedeki bir arabulucu üzerinde anlaşırlarsa o arabulucu görevlendirilir.
Başvuru için dava dilekçesi gibi ağır bir metin gerekmez; talep konusu alacak kalemlerinin doğru yazılması yeterlidir ama önemlidir, çünkü hangi kalemler için arabuluculuğa gidildiği, sonradan açılacak davanın da çerçevesini etkileyebilir. Kalemleri eksiksiz yazmak için başvurudan önce danışmanlık almak akıllıcadır.
Süreç ve süresi: üç hafta artı bir
Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla bir hafta uzatılabilir. Yani iş arabuluculuğu, aylarca sürüncemede kalan bir aşama değildir; kanun onu kısa tutmuştur.
Toplantıya katılım ciddiye alınacak bir yükümlülüktür. Taraflardan biri geçerli bir mazeret göstermeden ilk toplantıya katılmazsa ve bu sebeple arabuluculuk sona ererse, katılmayan taraf son tutanakta belirtilir ve davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur; lehine hükmedilecek vekâlet ücreti de yarıya iner. Kural 2024'te yumuşatıldı; eski hâlinde giderin tamamı yükleniyordu. Masaya oturmamak, davayı kaybettirmez ama kazananın cebinden de götürebilir; kanun koyucu boykotu böyle pahalılaştırmıştır.
Görüşmelere taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilirler; işveren yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı eliyle de temsil edilebilir. Ücret rejimi de vatandaşı ilgilendirir: anlaşma olursa arabuluculuk ücreti aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit ödenir; anlaşma olmazsa görüşmelerin iki saate kadarki bölümünün ücreti Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır, aşan kısım kural olarak taraflarca eşit ödenir.
Anlaşma olursa: imza artık son sözdür
Taraflar anlaşırsa anlaşma tutanağı düzenlenir. Bu tutanağın gücünü küçümsemeyin: üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz. Tarafların ve avukatlarının arabulucuyla birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, ayrıca icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Yani masada "olur" dediğiniz rakam, mahkeme kararı gücünde bir belgeye dönüşür. İşçiyseniz alacak kalemlerinizi hesaplamadan, işverenseniz ödeme planınızı netleştirmeden imza atmayın; iki taraf için de doğrusu, tutanaktan önce avukata danışmaktır.
Anlaşma olmazsa: iki haftalık ve dikkat isteyen yol
Anlaşamama hâlinde son tutanak düzenlenir ve yol mahkemeye açılır. Davada bu son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunludur; eklenmezse mahkeme bir haftalık kesin süre verir, yine sunulmazsa dava usulden reddedilir.
Süre yönünden en kritik hüküm işe iadededir: fesih bildirimine itirazda arabulucuya başvuru fesih tebliğinden itibaren bir ay içinde yapılır, anlaşamama hâlinde son tutanak tarihinden itibaren iki hafta içinde dava açılır. Alacak davalarında böyle kısa özel bir dava süresi yoktur ama zamanaşımı işler; arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
Uygulamada Dikkat Edilecek Noktalar
Somut olaylarda uygulanacak hukuki yol, tarafların sıfatına, işlem tarihine, eldeki belgelere ve süre koşullarına göre değişebilir. Bu nedenle genel bilgiler, dosyaya özgü belge incelemesiyle birlikte değerlendirilmelidir.
İlgili Maddeler
- 7036 m.3Dava şartı olarak arabuluculuk (ilgili fıkralar)(1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu alacak ve tazminatla ilgili itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında birinci cümle hükmü uygulanır. (…) (3) İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz. (…) (10) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. (…) (12) Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. (…) (17) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-09-03
- 4857 m.20Fesih bildirimine itiraz ve usulü (birinci fıkra)İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. (…)
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-09-03
- 6325 m.18Anlaşma belgesinin niteliği ve dava yasağı (ilgili fıkralar)(4) Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun (…) birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. (5) Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.
Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-09-03
Madde metinleri yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Güncel ve resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.
Sonuç
İş uyuşmazlıklarının büyük kısmında arabuluculuk bir seçenek değil, dava şartıdır; atlanırsa dava usulden düşer. Süreç kısa kurgulanmıştır: üç hafta, gerekirse bir hafta daha. Mazeretsiz katılmamanın yargılama giderleri ve vekâlet ücreti üzerinden ciddi bir bedeli vardır. Anlaşma tutanağı mahkeme kararı gücündedir, anlaşmama tutanağı ise davanın giriş biletidir ve işe iadede iki haftalık süreyi başlatır. Masaya hazırlıklı oturun; rakamlarınızı ve haklarınızı bilerek gelen taraf, bu süreçten neredeyse her zaman daha iyi çıkar.
Bu makale bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş yerine geçmez. Somut bir mesele için profesyonel destek almak isterseniz danışmanlık talep edebilirsiniz.
Danışmanlık Talebi