Kentkuran Hukuk
KENTKURAN
HUKUK
Kategori VBoşanma

Boşanma Hukuku

Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları, mal rejimi tasfiyesi, nafaka, velayet ve tazminat uyuşmazlıklarına ilişkin makaleler bu bölümde yer alacaktır. Türk Medeni Kanunu'nun aile hukukuna ilişkin hükümleri esas alınmaktadır.

10 makaleKanun maddesi referanslıTüm Kategoriler
Son EklenenAnlaşmalı Boşanma: Şartlar, Süreç ve Protokolün Hazırlanması25 Nisan 2026
03 Mart 2026

Aldatma (Zina) Sebebiyle Boşanma — TMK m.161 Kapsamında Özel Boşanma Sebebi

Mutlak boşanma sebebi olarak zina ve hak düşürücü süreler

Zina sebebiyle boşanma davası nasıl açılır? İspat yükü, hak düşürücü süreler ve zina davasında af kuralı.

Zina, Türk Medeni Kanunu'nun 161. maddesinde özel ve mutlak bir boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. 'Mutlak' nitelik, zinanın ispatı halinde hâkimin ayrıca evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığını araştırmaksızın boşanmaya hükmedeceği anlamına gelir.

Zinanın Hukuki Tanımı

Zina, evli bir kişinin eşinden başka bir kişiyle isteyerek cinsel ilişkide bulunmasıdır. Sadece flört, duygusal yakınlık veya sanal ortamdaki yazışmalar tek başına zina kabul edilmez; ancak bunlar TMK m.166/1 anlamında evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayanan boşanma davasında haksız eylem olarak değerlendirilebilir.

Cinsel ilişkinin kanıtlanması her zaman doğrudan delille mümkün olmadığından, Yargıtay yerleşik içtihatlarında otel kayıtları, fotoğraflar, mesajlar, tanık ifadeleri ve hayatın olağan akışına dayalı kuvvetli karinelerin yeterli sayılabileceğini benimsemiştir.

Hak Düşürücü Süreler

TMK m.161/2'ye göre zina sebebiyle dava açma hakkı, davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her halde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir; sürenin durması veya kesilmesi söz konusu değildir.

Süreler içinde dava açılmaması halinde zinaya dayanılarak TMK m.161 çerçevesinde dava açılamaz; ancak somut olay TMK m.166/1 kapsamında değerlendirilebilir.

Af Kuralı

TMK m.161/3 önemli bir kuralı içerir: Affeden tarafın dava hakkı yoktur. Eşin zinayı öğrendikten sonra evlilik birliğini sürdürmeyi tercih etmesi, ortak konuta dönmesi veya cinsel ilişkiye devam etmesi af olarak değerlendirilebilir. Af açık olabileceği gibi davranışlardan da çıkarılabilir.

Zina sebebine dayanarak boşanmaya hükmedilmesi halinde kusur değerlendirmesi tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerini etkileyebilir. Mal rejimi bakımından ise TMK m.236/2 uyarınca hâkim, zina nedeniyle boşanmada kusurlu eşin artık değerdeki pay oranını hakkaniyete göre azaltabilir veya kaldırabilir.

Uygulamada Dikkat Edilecek Noktalar

Aile hukuku dosyalarında hukuki değerlendirme, tarafların kusur durumu, çocukların üstün yararı, ekonomik koşullar ve delillerin hukuka uygunluğu birlikte gözetilerek yapılır. Mesaj kayıtları, tanık beyanları, banka hareketleri, sağlık raporları ve kolluk başvuruları ancak usulüne uygun biçimde sunulduğunda etkili olur.

Boşanma, nafaka, velayet, tazminat ve mal rejimi talepleri birbirinden bağımsız sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle dava dilekçesinde hangi talebin hangi vakıaya ve hangi delile dayandığı açık biçimde kurulmalıdır.

Çocuklara ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme, tarafların beyanından çok çocuğun fiziksel, duygusal, eğitimsel ve sosyal ihtiyaçlarını esas alır. Sosyal inceleme raporları, okul düzeni, sağlık durumu ve ebeveynlerin iletişim biçimi kararın değerlendirilmesinde önemli rol oynar.

İlgili Kanun Maddeleri

  • TMK m.161Zina (özel boşanma sebebi)
    + Tam metni göster
    Madde 161- Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. 
    Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.
    Affeden tarafın dava hakkı yoktur. 

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-05-12

  • TMK m.166Evlilik birliğinin temelinden sarsılması
    + Tam metni göster
    Madde 166- Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
    Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.
    Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.
    (Değişik dördüncü fıkra:14/11/2024-7532/13 md.) Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-05-12

  • TMK m.174Maddi ve manevi tazminat
    + Tam metni göster
    Madde 174- Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.
    Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-05-12

  • TMK m.236/2Zina halinde katılma payının azaltılması
    + Tam metni göster
    Madde 236- Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Alacaklar takas edilir.
    Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-05-12

  • HMK m.189Hukuka aykırı delilin değerlendirilmesi
    + Tam metni göster
    MADDE 189- (1) Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir. 
    (2) Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. 
    (3) Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz.
    (4) Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir.

    Kaynak: mevzuat.gov.tr · son inceleme: 2026-05-12

Madde metinleri yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Güncel ve resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.

Sonuç

Zina davalarında delil toplama süreci hassasiyet gerektirir; özel hayatın gizliliğini ihlal eden delillerin mahkemece kabul edilmemesi riski göz önünde bulundurulmalıdır. Süreler kısa olduğundan harekete geçmekte gecikilmemelidir.

Bu makale bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş yerine geçmez. Somut bir mesele için profesyonel destek almak isterseniz danışmanlık talep edebilirsiniz.

Danışmanlık Talebi